KISACA
- İddianame, soruşturma sonunda yeterli şüphe oluşursa savcı tarafından düzenlenir; yüklenen suç, deliller ve istenen ceza orada yazılır (CMK m. 170).
- Mahkeme iddianameyi onbeş gün içinde inceler; eksik veya hatalıysa iade eder, iade etmezse iddianame kabul edilmiş sayılır (CMK m. 174).
- Tebligatla duruşma günü arasında en az bir hafta bulunmalıdır; delil dilekçesi duruşmadan en az beş gün önce verilir (CMK m. 176, 177).
- Alt sınırı beş yıldan fazla hapis gerektiren suçlarda, yani TCK 188/3 kapsamında, müdafi görevlendirilmesi zorunludur (CMK m. 150/3).
- Hükme karşı istinaf ve temyiz süresi, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftadır (CMK m. 273, 291).
İddianame eline ulaşan birinin ilk tepkisi çoğu zaman şaşkınlıktır: kâğıtta suç, madde numarası, tanık isimleri ve bir duruşma tarihi yazıyor, ama sonrasında ne olacağını kimse anlatmıyor. Bu yazı, soruşturma bittikten sonra uyuşturucu davasının hangi sırayla ilerlediğini madde madde anlatıyor. Süre tahmini vermiyoruz; çünkü dosyanın ne kadar süreceği kanunda değil, dosyada yazıyor.
İddianameden önce ne olmuş olması gerekir
İddianame, yeterli şüphe olmadan düzenlenmez. Soruşturmanın sonunda savcı üç yoldan birini seçer: yeterli şüphe yoksa kovuşturmaya yer olmadığı kararı verir, yeterli şüphe varsa iddianame düzenler, ya da kanunun izin verdiği hâllerde kamu davasının açılmasını erteler. Uyuşturucu dosyalarında bu üçüncü yol, kullanmak için bulundurma suçu (TCK 191) bakımından önem taşır. Bu suçta savcı, CMK 171'deki şartlar aranmaksızın beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verir (TCK 191/2). Erteleme süresinde yükümlülüklere uyulursa kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilir (191/7); uyulmazsa dava açılır (191/4).
Bu ayrım, elinizdeki kâğıdın ne olduğunu anlamak için önemli. Hakkınızda 188 maddesiyle iddianame düzenlenmişse suçlama ticarete, imale ya da bulundurmaya yöneliktir. Savcılığın erteleme kararı verdiği bir dosyada ise henüz dava açılmamıştır. İkisi çok farklı süreçlerdir; aynı sürece sokmak yanıltır.
İddianame nedir, içinde ne yazar
Soruşturmada toplanan deliller suçun işlendiği konusunda yeterli şüphe oluşturuyorsa, Cumhuriyet savcısı bir iddianame düzenler (CMK 170/2). İddianameyi okurken şu bölümlere bakın: şüphelinin kimliği, müdafi, yüklenen suç ve uygulanması istenen kanun maddeleri, suçun işlendiği yer ve zaman, delillerin listesi, şüphelinin tutuklu olup olmadığı. Sonuç kısmında savcı hangi cezaların verilmesini istediğini yazar.
İki ayrıntı önemli. Birincisi, kanun savcıdan iddianamenin sonuç kısmında yalnız aleyhe olan değil, lehe olan hususları da göstermesini ister (CMK 170/5). Bu cümleyi okuyan okur bunu gözden kaçırır; savunma açısından lehe tespitler çoğunlukla bu bölümde saklıdır. İkincisi, iddianamede suçu oluşturan olaylar delillerle ilişkilendirilerek açıklanır, delille ilgisi olmayan bilgilere yer verilmez (CMK 170/4).
Mahkeme iddianameyi nasıl inceler
İddianame yetkili ve görevli mahkemeye gider. Mahkeme, iddianame ve soruşturma evrakının kendisine verildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, soruşturma belgelerini inceler. Bu incelemede iddianameyi iade etmesinin sayılı nedenleri var: kanunun aradığı unsurları taşımayan iddianame, suçun sübutuna doğrudan etki edecek mevcut bir delil toplanmadan düzenlenmesi, önödeme veya uzlaştırma uygulanması gereken işlerde bunların uygulanmaması, izin ya da talebe bağlı suçlarda izin alınmaması ve onbeş yaşını doldurmamış çocuklarda sosyal inceleme yapılmaması (CMK 174/1).
Suçun hukuki nitelendirmesi nedeniyle iddianame iade edilemez (CMK 174/2). Yani mahkeme "bu 188 değil 191'dir" diye iade yoluna gidemez, bu konu yargılama sırasında tartışılır. Onbeş günlük sürede iade edilmeyen iddianame kabul edilmiş sayılır (174/3).
İade kararından sonra savcı eksikleri tamamlar ve yeniden iddianame düzenler; ilk iade kararında belirtilmeyen sebeplerle ikinci kez iade edilemez (174/4).
Kabul, tebliğ ve çağrı
İddianamenin kabulüyle kamu davası açılmış olur ve kovuşturma evresi başlar. Mahkeme duruşma gününü belirler ve duruşmada hazır bulunması gereken kişileri çağırır (CMK 175). İddianame, çağrı kâğıdıyla birlikte sanığa tebliğ edilir; iletişim bilgileri dosyadaysa duruşma tarihi ayrıca bunlar üzerinden de bildirilir ama bu bildirimin çağrı kâğıdı gibi sonuç doğurmadığı kanunda yazar (CMK 176/1).
Tutuklu olmayan sanığın çağrı kâğıdına "mazeretsiz gelmezse zorla getirilecek" yazılır. Tebliğ ile duruşma günü arasında en az bir hafta olmalıdır (176/4). Tutuklu sanığa ise duruşma gününün tebliği, bulunduğu ceza infaz kurumunda tutanakla yapılır; sanıktan savunması için istemde bulunup bulunmayacağı sorulur.
Bu aşamada savunmanın yapacağı iş, tanık veya delil istemi dilekçesini hazırlamaktır. Dilekçede istenen tanığın veya delilin hangi olayla ilgili olduğu gösterilmeli ve dilekçe duruşmadan en az beş gün önce verilmelidir (CMK 177/1). Mahkeme kararını size bildirir.
Zorunlu müdafilik
TCK 188/3 hükmünde alt sınır on yıl hapistir. CMK 150/3, alt sınırı beş yıldan fazla hapis gerektiren suçlarda müdafi istemi aranmaksızın bir müdafi görevlendirilmesini söyler. Yani 188/3'ten yargılanıyorsanız duruşmada avukatsız kalamazsınız. Kendi avukatınızı seçmezseniz baro tarafından görevlendirilir.
191'e giren dosyalarda ise alt sınır iki yıldır; zorunlu müdafilik doğrudan gelmez, ama müdafi seçme ve avukat yardımından yararlanma hakkı her aşamada vardır (CMK 149).
Duruşma nasıl ilerler
Duruşmada önce sanığın sorgusu yapılır. Sorgudan sonra deliller ortaya konur (CMK 206); mahkeme kanuna aykırı elde edilen delili, karara etkisi olmayan delili ve yalnızca davayı uzatmak için istenen delili reddeder. Tanıklar, bilirkişiler dinlenir; savcı, müdafi ve sanık soru yöneltebilir (CMK 201). Delillerin tartışılmasından sonra esas hakkında mütalaa verilir, sanığa ve müdafiine söz verilir, sanığa son söz sorulur.
Hâkim kararını yalnızca duruşmaya getirilmiş ve huzurunda tartışılmış delillere dayandırır; bu delilleri vicdani kanaatiyle takdir eder (CMK 217/1). Hüküm, beraat, ceza verilmesine yer olmadığı, mahkûmiyet, güvenlik tedbiri, davanın reddi ya da düşmesi şeklinde kurulur (CMK 223/1). Hükümden önce son söz, hazır bulunan sanığa verilir (CMK 216/3).
Duruşma tek oturumda bitebilir, birkaç oturumda da. Bilirkişi raporunun gelmesi, tanığın bulunamaması, Cumhuriyet savcısının ek delil istemesi gibi nedenler duruşmayı erteletir. Bunların hangisinin, ne kadar süreceğini önceden kimse bilemez.
Varsayımsal bir örnek
Varsayımsal bir örnek düşünelim: bir kişi, evde yapılan aramada ele geçirilen madde nedeniyle gözaltına alınmış, savcılık ifadesinden sonra tutuklanmıştır. Soruşturma bitince ağır ceza mahkemesine iddianame gönderilir. Mahkeme iddianameyi inceler, iade nedeni görmez; duruşma günü ve ilk tutukluluk incelemesi belirlenir. Tutuklu sanığın savunma istemi sorulur, o da tanık dinlenmesini ister.
İlk duruşmada sorgu yapılır, tanıklar için yeni gün verilir. Bu arada madde raporu gelmediği için ikinci oturum da ertelenir. Dosya bu şekilde birkaç oturum sürebilir; ama ne kadar süreceğini söyleyemeyiz. Anlatılan, olası bir akıştır, tahmin değildir.
Tutuklu sanıkta tutukluluk incelemesi
Tutuklu yargılanan kişi için süreç ayrıca bir tutukluluk takvimiyle iç içe geçer. Soruşturma evresinde sulh ceza hâkimi, en geç otuzar günlük sürelerle tutukluluğun devamına karar verir (CMK 108/1). Kovuşturmada ise mahkeme her oturumda ve gerek görürse oturumlar arasında bu konuda re'sen karar verir (CMK 108/3). Yani tutuklu olduğunuz sürece her duruşma, aynı zamanda tutukluluğun yeniden tartıldığı bir gündür. Tahliye talebinizi bu oturumlar için önceden hazırlamak gerekir; talebin dayanağı yeni bir delil, değişen bir durum ya da ölçülülük argümanı olmalıdır.
Hüküm sonrası
Hüküm kurulduktan sonra istinaf veya temyiz süresi, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftadır (CMK 273/1, 291/1). Süre kısa olduğu için tebliğ tarihini not edin; tutuklu sanıkta ayrıca tutuklu bulunduğu yerden başvuru imkânı var (CMK 263).
Sık yapılan hatalar
İddianameyi bir kez okuyup rafa kaldırmak, sık görülen bir hata. Delil listesindeki her kalemi tek tek karşılaştırmak gerekir: tutanaklar, rapor, telefon incelemesi, tanık beyanları.
İkinci hata, çağrı kâğıdını almayıp "haberim yoktu" demek. Adres bilgisini güncel tutmak ve tebligatı kaçırmamak, sanığın yükümlülüğündedir.
Üçüncüsü, duruşmaya özürsüz gitmemek. Gerçek bir mazeret varsa belgesiyle mahkemeye hemen bildirilmelidir.
Süreci birlikte planlamak için
Her aşamada hangi dilekçenin ne zaman verileceği, dosyanın özelliğine göre değişir. İddianame size ulaştıysa telefonla arayarak ya da WhatsApp'tan yazarak durumunuzu anlatabilirsiniz; tebligat tarihini ve iddianamenin bir kopyasını hazır tutun. İletişim sayfasından bize ulaşabilir, ceza hukuku çalışma alanını inceleyebilirsiniz.
Bu konuyla bağlantılı yazılar: uyuşturucu davasında savunmanın hazırlanması, davanın hangi mahkemede görüldüğü, davanın ne kadar süreceği ve uyuşturucu suçunda tutuklama şartları.
Sık sorulan sorular
İddianame hazırlandıktan sonra ne olur?
Dosya yetkili mahkemeye gönderilir. Mahkeme onbeş gün içinde iddianameyi inceler; hukuka uygun bulursa kabul eder ve duruşma günü belirler, eksik bulursa iade eder. İade edilmezse iddianame kabul edilmiş sayılır. Kabul ile birlikte kovuşturma evresi başlar (CMK 174, 175).
İddianame tebliğ edildi, ne yapmalıyım?
Önce iddianamedeki suçlamaları ve delil listesini okuyun; duruşma tarihi için çağrı kâğıdına bakın. Tebliğ tarihiyle duruşma günü arasında en az bir hafta olmalıdır. Tanık veya savunma delili isteyecekseniz dilekçeyi duruşmadan en az beş gün önce vermeniz gerekir (CMK 176, 177).
Duruşmaya gitmezsem ne olur?
Kural olarak hazır bulunmayan sanık hakkında duruşma yapılmaz, geçerli bir nedeni olmayan sanığın zorla getirilmesine karar verilir (CMK 193). Suçun yalnız adli para cezası gerektirdiği hâllerde bu kural farklıdır. Tutuklu sanık ise zaten kurumdan getirilir.
Karar çıktıktan sonra itiraz süresi ne kadar?
İstinaf ve temyiz istemi, hükmün gerekçesiyle birlikte tebliğ edildiği tarihten itibaren iki hafta içinde, hükmü veren mahkemeye dilekçe verilerek yapılır (CMK 273/1, 291/1).
Dayanak mevzuat
- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 108, 150, 170, 174, 175, 176, 177, 193, 216, 223, 263, 273, 291
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 188, 191
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır, hukuki görüş yerine geçmez. Mevzuat ve uygulama değişebilir; yazının tarihine dikkat edin.