Görüşme talep edin

Bakırköy · İstanbul · Hafta içi 09.00 – 18.00, randevuyla

  1. Ana sayfa
  2. Makaleler
  3. Sözleşmede cezai şart ve haklı fesih: neye dikkat etmeli?

SÖZLEŞMELER VE BORÇLAR HUKUKU

Sözleşmede cezai şart ve haklı fesih: neye dikkat etmeli?

Sözleşmedeki cezai şart nasıl işler, ne zaman istenebilir, hâkim indirebilir mi, haklı fesih için hangi adımlar gerekir? Taraflar için pratik bir rehber.

Yazan Av. Mustafa Yalçın6 dk okumaGüncelleme

Bir sözleşmeyi imzalarken en çok atlanan sayfa, sondaki küçük puntolu maddelerdir: "teslim gecikirse günlük şu kadar", "erken fesih halinde şu kadar ödenir". Çoğu zaman kimse bunları okumaz, çünkü işler iyi gidecekmiş gibi görünür. Sorun çıktığında ise herkes o maddeye döner ve ilk soru hep aynı olur: bu bedel gerçekten istenebilir mi, fazla ise düşer mi? Cezai şart ile haklı fesih de bu sayfanın hemen yanında durur ve sık sık karıştırılır.

Cezai şart ne işe yarar

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nda (TBK) cezai şart, borçlunun borcunu hiç ya da gereği gibi yerine getirmemesi halinde ödeyeceği bedeldir (TBK 179 ve devamı). Sözleşmeye yazılır; miktar sabit olabilir, günlük artan olabilir, bedelin belli bir yüzdesi olarak da belirlenebilir.

Cezai şartın pratik kıymeti şu: zararı ispat etmek zorunda kalmazsınız. Teslim üç hafta geciktiyse ve sözleşmede gecikme için günlük bir bedel varsa, bu bedeli hesaplayıp talep edersiniz. Normal tazminatta ise zararın varlığını ve miktarını belgelemeniz gerekir; bu hem zaman hem bilirkişi masrafı demektir.

Cezai şart borcun kendisinin yerine mi geçer, yanında mı durur? Sözleşmenin ifadesine bakılır. Şart "ifa yerine" öngörülmüşse alacaklı ya borcun asıl ifasını ister ya da cezayı; ikisini birlikte isteyemez. Şart gecikme ya da ifa yeri gibi belirli bir ihlale bağlıysa ifa ile birlikte de istenebilir. Bu ayrım dilekçede yanlış kurulunca talep reddedilebiliyor.

Hak kaybettiren ayrıntı: ihtirazi kayıt

Kanunda unutulan bir kural var. Alacaklı borcun ifasını kabul ederken cezai şart hakkını saklı tutmadıysa, sonradan bu şartı isteyemez (TBK 179). Pratik karşılığı: gecikmeli teslimi alırken teslim tutanağına ya da yazışmaya "cezai şart hakkımız saklıdır" yazmak gerekiyor. İş kaç hafta gecikmiş olursa olsun, tutanağa bir şey yazmadan teslim alıp imzalarsanız, ileride bu hakkın düştüğü ileri sürülür.

Bir inşaat taşeronuyla çalışan müteahhit, bir yazılımcıya iş yaptıran şirket ya da bir tedarikçiden mal alan işletme bunu sık atlar. Teslim gününde "neyse, işi alalım" denir, tutanak boş imzalanır.

Hâkim cezai şartı indirebilir mi

Aşırı cezai şartı hâkim kendiliğinden indirebilir (TBK 182). Aşırılık ölçütü tek bir rakama bağlı değil; borcun değeri, tarafların ekonomik durumu, ihlalin niteliği, borçlunun kusuru ve alacaklının gerçekten ne kaybettiği gibi unsurlar birlikte bakılır. Sözleşme bedelinin kendisine yaklaşan ya da onu aşan bir ceza, mahkemede ilk sorgulanan şeydir.

Burada bir uyarı gerekli. Tacirler arasında, ticari işletmeleriyle ilgili işlerde indirim imkânı farklı düzenlenmiş; Türk Ticaret Kanunu'nda ayrı bir hüküm var ve uygulamada yorumu tartışmalı. Karşı taraf tacirse ya da siz tacirseniz, "nasılsa hâkim indirir" diye düşünmemek gerekiyor.

Bir de şu: alacaklının zararı cezai şartı aşıyorsa, fazla kısım için borçlunun kusurlu olduğunu ispat etmesi gerekir. Yani cezai şartı aşan zarar istemek mümkün, ama bunun şartları daha ağır.

Haklı fesih nedir, hangi durumlarda yapılır

Sözleşmeyi feshetmek, sona erdirmek demektir; ama hukuken fesih, dönme, iptal gibi kavramlar ayrı yerlere oturuyor. Tek seferde ifa edilen sözleşmelerde (örneğin bir mal satışı) borçlu temerrüde düşerse alacaklının seçenekleri sıralanmıştır (TBK 117 ve 125): borcun ifasını ve gecikme tazminatını isteyebilir, ya da ek süre verip bu süre sonunda sözleşmeden dönebilir. Sürekli ilişkilerde (kira, hizmet, bakım sözleşmeleri) haklı sebeple fesih tarafın sözleşmeyi devam ettirmesinin artık beklenemeyeceği bir durumda ortaya çıkar.

Haklı sebep her hoşnutsuzluk değildir. Karşı taraf teslim tarihini bir kez kaçırdı diye sözleşmeyi bitirmeniz çoğu durumda yeterli olmaz. Hâkim şunlara bakar: gecikme ne kadar sürdü, ihtar çekildi mi, karşı taraf ek süre içinde borcu yerine getirdi mi, sözleşmenin devam etmesi bekleniyor muydu?

Temerrüt için kural olarak ihtar gerekir. Vadesi belli bir günü olan sözleşmelerde (belirli tarihli teslim gibi) ihtara gerek olmadan temerrüt oluşur, ama sözleşmede vade belirsizse noter ihtarı ya da kayıtlı e-posta gibi ispatlanabilir yazılı bir bildirim şart. WhatsApp mesajı pratikte sık kullanılıyor ama mahkemede ispat zorluğu çıkarabilir.

Fesih yazısı nasıl yazılır

İyi bir fesih bildirimi kısa, tarihli ve somut olur. Hangi sözleşmeden söz ettiğinizi, hangi maddenin ihlal edildiğini, hangi tarihte ihtar çektiğinizi, ek sürenin ne zaman dolduğunu yazarsınız. Cezai şartı istiyorsanız bunu ayrıca belirtirsiniz. Tutarı hesaplamadan "cezai şart doğmuştur" demek ileride sorun yaratır.

Fesih bildirimi noter kanalıyla gönderilirse hem tarih hem içerik ispatlı olur. İstediğiniz sonucu (sözleşmeden dönme, tazminat, cezai şart ya da bunların bir kısmı) metinde açıkça yazın. Aksi halde karşı taraf "ben bunu fesih olarak anlamadım" diyebilir.

Bir pratik örnek: kiracı ayın birinde tahliye edeceğini bildiriyor, sözleşmede erken çıkış halinde üç aylık kira cezai şart olarak yazılmış. Ev sahibi tutarı hemen istemek yerine yeni kiracı bulana kadar bekliyor. Mahkemede kiracı "evi başkasına verdin, zarar yok" diyor. Cezai şart zarar aranmadan işler denir ama hâkim indirim yönünden bu durumu değerlendirir. Yani ev sahibinin aldığı gerçek kaybı belgelemesi de işine yarar.

Cezai şart, faiz ve tazminat aynı şey değil

Sözleşmede "ceza" kelimesi geçtiği için her ödeme cezai şart sayılmıyor. Gecikme faizi paranın geç ödenmesinin bedelidir, temerrüt anından işler. Tazminat gerçek zararın karşılığıdır, ispat ister. Cezai şart ise bu ikisinden bağımsız, önceden kararlaştırılmış bir bedel. Üçü aynı sözleşmede yan yana durabiliyor, ama aynı zararı iki kez ödetmek mümkün değil. Hâkim, hem günlük gecikme cezası hem de gerçek gecikme zararı istenen bir dosyada, aynı kaybın iki kez telafi edilip edilmediğine bakar.

Depozito de karıştırılıyor. Kira ya da hizmet sözleşmelerinde alınan depozito, cezai şart değil teminattır. İhlal halinde ondan mahsup yapmak isterseniz bunun sözleşmede yazılı olması ve mahsubun gerekçesini belgelemeniz gerekir.

Kısmi ifa da ayrı bir durum. İş yüzde sekseni teslim edildiyse cezai şart tüm bedel üzerinden mi yoksa eksik kalan kısım üzerinden mi hesaplanacak? Sözleşme bu konuda bir şey söylemiyorsa mahkeme, ihlalin ağırlığına ve ifa edilen kısmın alacaklı için taşıdığı değere bakarak karar verir. Bu yüzden hesap yaparken eksik kalanın nasıl tanımlandığı kritik. Teslim tutanağındaki "eksikler listesi" burada ana belge haline gelir.

Haksız fesih riski

Karşı tarafa fesih bildirimi gönderdiniz ama haklı sebep sayılmadı. O zaman fesih haksız sayılır ve bu kez siz sözleşmeyi ihlal etmiş olursunuz. Cezai şart sizin aleyhinize işleyebilir. Bu risk özellikle tek taraflı, erken çıkış bedelleri yüksek sözleşmelerde (abonelik, uzun vadeli hizmet, franchise) ciddidir. Fesih kararından önce sözleşmeyi, ihtar tarihlerini, teslim tutanaklarını ve yazışmaları bir arada okumak gerekiyor.

Haklı sebep yoksa ama sözleşme çıkış hakkı tanıyorsa (örneğin "30 gün önceden bildirimle fesih") bu yola gidebilirsiniz; bedeli sözleşmede yazılıdır, haklı sebep aranmaz.

Sözleşmeyi imzalamadan önce

Cezai şartı yazarken şu sorular sorulur: tutar neye göre belirlendi, üst sınır var mı, aynı ihlal için hem günlük ceza hem de tazminat isteniyor mu, ihtar ve süre mekanizması yazılı mı? Günlük cezayı sözleşme bedelinin belli bir yüzdesiyle sınırlandırmak ve ihtar usulünü açıkça yazmak ileride tartışmayı azaltır.

Uyuşmazlık çıktığında dava açmadan önce sözleşmede yetkili mahkeme ya da tahkim şartı olup olmadığına bakılır. Ticari davalarda konusu para alacağı ya da tazminat olan taleplerde 7155 sayılı Kanun gereği önce arabulucuya başvurulur.

Tek tek maddelere bakmak yerine sözleşmeyi bir bütün olarak okumak gerekir. Cezai şart maddesi tek başına makul görünebilir; ama fesih maddesiyle, ihtar usulüyle ve yetki şartıyla birlikte okunduğunda tablo değişebilir. İmza atmadan önce en azından bu üç maddeyi yan yana koyup, 'bir sorun çıksa ilk ne yaparım' sorusunu cevaplamaya çalışın.

Durumunuz farklı olabilir, görüşerek netleştirmek gerekir.

Sık sorulan sorular

Cezai şartı yazmadığım bir sözleşmede gecikme tazminatı isteyebilir miyim?

Cezai şart sözleşmede yazılıysa istenir; yazılı değilse zararınızı ispat ederek genel hükümlere göre tazminat talep edersiniz. İki yol farklıdır: cezai şartta zararı ispat etmeniz gerekmez, ama miktar fahişse hâkim indirebilir.

Cezai şart çok yüksekse mahkeme indirir mi?

Evet, aşırı bulunan cezai şartı hâkim kendiliğinden indirebilir (TBK 182). Tacirler arasındaki ticari işlerde bu konuda ayrı hükümler var, sonuç sözleşmenin türüne ve tarafların sıfatına göre değişir.

Karşı taraf borcunu yapmıyorsa sözleşmeyi hemen feshedebilir miyim?

Çoğu durumda önce yazılı bir ihtarla ek süre vermeniz gerekir. Ek süre sonunda borç yerine getirilmezse sözleşmeden dönebilir ya da tazminat isteyebilirsiniz. Ek süre vermenin gerekmediği istisnai haller de vardır.

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır, hukuki görüş yerine geçmez. Mevzuat ve uygulama değişebilir; yazının tarihine dikkat edin.

Dosyanızı birlikte okuyalım.

Belgelerinizi getirin; ilk görüşmede hangi sürenin işlediğini, hangi yolun kısa olduğunu ve ücretin nasıl oluştuğunu açıkça konuşalım. Hafta içi 09.00 – 18.00, randevuyla.