Posta görevlisi kapıya geldi, bir zarf bıraktı ya da imzanızı aldı. Zarfın içinde "ödeme emri" yazıyor ve aleyhinize bir icra takibi başlatıldığı anlaşılıyor. Çoğu insan önce şaşırıyor, sonra "bu borç bende değil ki" diyor, bir kenara koyuyor ve haftalar geçiyor. Oysa burada yedi günlük bir süre işliyor. O süre dolduğunda itiraz hakkı düşebiliyor ve takip kesinleşiyor.
Ödeme emrinde nelere bakılır
İlamsız icra takibinde (2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu, İİK) alacaklı icra müdürlüğüne takip talebi verir, müdürlük de borçluya ödeme emri gönderir. Ödeme emri tebliğ edilince üç şeyden birini yapabilirsiniz: borcu ödersiniz, itiraz edersiniz, ya da hiçbir şey yapmazsınız ve takip kesinleşir.
Elinize ödeme emri geçtiğinde ilk bakılacak yer şu: takip hangi alacağa dayanıyor? Fatura mı, sözleşme mi, kira alacağı mı, kredi kartı mı? Takip tutarı, faiz başlangıç tarihi ve faiz oranı doğru mu? İcra dairesi hangi şehirde? Bu bilgilerin her biri itiraz gerekçenizi etkiliyor. Örneğin alacaklı İzmir'de bir icra dairesinde takip açmış, siz İstanbul'da yerleşiksiniz ve sözleşmede yetki şartı yoksa yetki itirazı yapılabilir.
Yedi gün ve nasıl sayılır
İtiraz süresi, ödeme emrinin tebliğinden itibaren yedi gündür (İİK 62). Gün sayımında tebliğ edildiği gün sayılmaz, ertesi gün başlar. Son gün hafta sonuna ya da resmî tatile denk gelirse süre ilk iş gününün sonunda biter.
Tebliğ tarihi için zarfın üzerindeki işleme ve tebliğ mazbatasına bakılır. Kapıda kimse yokken komşuya ya da apartman yöneticisine bırakıldıysa, Tebligat Kanunu'ndaki usullere uyulup uyulmadığı önem kazanır. Usulsüz tebliğ varsa süre, tebligattan haberdar olduğunuz günden hesaplanabilir, ancak bu iddia için ayrı bir başvuru gerekir ve o başvurunun da kısa bir süresi var. Bu yüzden elinizdeki zarfı ve tebliğ evrakını atmayın.
İtiraz nasıl yapılır
İtiraz, icra müdürlüğüne yazılı ya da sözlü olarak yapılır. Sözlü itiraz tutanağa geçirilir. Bugün çoğu işlem UYAP üzerinden avukat aracılığıyla elektronik yapılıyor. İtirazınızda şunlar yazılabilir: borca itiraz (tamamını ya da bir kısmını kabul etmiyorum), faize itiraz (oran ya da başlangıç tarihi yanlış), yetkiye itiraz.
Borca itirazda gerekçe göstermek şart değil. Sadece "borca itiraz ediyorum" demek de takibi durdurur. Ama kısmen itiraz edecekseniz bunu net yazmak gerekir: "Şu faturadaki tutarı kabul ediyorum, kalan kısma itiraz ediyorum" gibi. Aksi halde kabul ettiğinizi sandığınız kısım için bile sorun çıkabilir.
Yetki itirazında bir ayrıntı daha: yetkiye itiraz da yedi gün içinde ve gerekçesiyle yapılmalı. Süresinde yapılmayan yetki itirazı sonradan yapılamaz. Gerekçesini de yazmak gerekir: hangi icra dairesinin neden yetkili olduğunu belirtirsiniz.
İtiraz sonrası ne olur
Süresinde yapılan itiraz takibi durdurur. İcra dairesi haciz işlemlerine devam edemez. Alacaklı bu noktada üç yol izleyebilir.
Birincisi, alacağı bir belgeye dayanıyorsa icra mahkemesinden itirazın kaldırılmasını isteyebilir (İİK 68). Burada belge, borçlunun imzasını taşıyan ya da noterde düzenlenmiş olmalıdır; kanunda tanımlı belgeler dışındaki dayanaklarla itirazın kaldırılması istenemez. Örnek: borç miktarını gösteren, imzanızı taşıyan bir sözleşme ya da senet; imzayı inkâr ederseniz iş değişir.
İkincisi, genel mahkemede itirazın iptali davası açabilir (İİK 67). Bu dava, itirazın borçluya tebliğinden itibaren bir yıl içinde açılır. Mahkeme, alacaklı haklıysa itirazın iptaline karar verir. Alacak belirli ve çekişmesiz ise ayrıca icra inkâr tazminatına da hükmedilebilir; kanunda alacağın yüzde yirmisinden az olmamak üzere bir alt sınır var. Bu yüzden belgesi sağlam bir alacağa gerekçesiz itiraz etmek pahalıya gelebilir. Tersi de doğru: alacaklı haksız ve kötü niyetli çıkarsa tazminat borçlu lehine işler.
Üçüncüsü, hiçbir şey yapmayıp beklemek. İtiraz alacaklıya bir zaman yükü getirdiği için bazı alacaklılar bu aşamada vazgeçiyor ya da müzakereye geliyor.
İtiraz gerekçesini nasıl kurarsınız
Gerekçe yazmak zorunda olmasanız da, kendi içinizde hangi gerekçeyle itiraz ettiğinizi netleştirmek gerekir; çünkü bir yıl sonra açılacak davada bunu belgelemeniz istenecek. En sık dört gerekçe karşımıza çıkıyor. Birincisi, borç hiç doğmamış: mal teslim edilmemiş, hizmet verilmemiş. İkincisi, borç doğmuş ama ödenmiş; dekont ya da makbuz elinizde. Üçüncüsü, zamanaşımı: alacak zamanaşımı süresini doldurmuş olabilir. Dördüncüsü, tutar ya da faiz yanlış hesaplanmış.
Bu gerekçelerden hangisi sizin durumunuzda geçerliyse, belgeyi bir yere toplayın: fatura, sözleşme, dekont, yazışma, teslim tutanağı. İtiraz dilekçesine hepsini eklemek gerekmiyor, ama dava açıldığında elinizin boş olması başınıza bela olur.
Borcun bir kısmı gerçekten sizdeyse, alacaklıyla ödeme planı konuşmak da seçenek. Burada dikkat edilecek şey, yazışmanın itirazınızı zayıflatmaması. "Borcumu ödeyeceğim" gibi cümleler sonradan borç ikrarı olarak okunabilir. Yazılı bir görüşme yapacaksanız ifadeyi dikkatle seçin ve itirazın yapılmış olduğunu hatırlatın.
Ticari alacaklarda arabuluculuk
Takibe konu alacak ticari bir uyuşmazlıktan doğuyorsa ve konusu para alacağı ise, itirazın iptali davası açmadan önce arabulucuya gitmek 7155 sayılı Kanun'la dava şartı oldu. Arabuluculuğa gitmeden açılan dava usulden reddedilir. Bu nedenle ticari alacakta itirazın ardından alacaklı bir arabuluculuk başvurusu yapabilir; borçlu olarak size arabuluculuk daveti gelirse görmezden gelmemek gerekir.
Kambiyo senedi takibinde süre farklı
Çek, senet ya da poliçeye dayanan takiplerde (kambiyo senetlerine mahsus yol) ödeme emri tebliğinde itiraz süresi beş gündür; yedi gün burada uygulanmaz (İİK 168). Bu takipte itiraz sebepleri de kısıtlı; borca itiraz, imzaya itiraz ve yetki itirazı gibi sınırlı sebeplerle yapılır ve genellikle icra mahkemesine şikâyet yoluyla da desteklenir. Elinizdeki ödeme emrinin hangi tür takibe ait olduğunu başlığından okuyabilirsiniz: "Kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takip" ibaresi görürseniz süre kısadır.
İlamlı takip de ayrı: mahkeme kararına dayanan takipte "itiraz" yok, şikâyet ve borca ilişkin başka itirazlar söz konusu. Bunlar daha dar bir alanda kullanılabilir.
Süreyi kaçırdıysanız
Hastalık, ağır bir kaza ya da yurt dışında bulunma gibi gerçek bir mazeret yüzünden süre geçtiyse İİK 65 uyarınca icra mahkemesine başvurulabilir. Başvuru, mazeretin kalkmasından itibaren kanunda belirtilen çok kısa süre içinde yapılmalı ve mazeret belgelenmeli. Mazeretin kabul edilmesi kolay değildir; hâkim, belgeye ve olaya göre değerlendirir.
Tebligat usulsüzse Tebligat Kanunu m. 32 ile şikâyet yolu var. Süre, usulsüzlüğü öğrendiğiniz günden itibaren kısa bir süre.
Ödeme emri kesinleşmişse ve borcun gerçekte olmadığını düşünüyorsanız, menfi tespit davası (İİK 72) açılabilir. Ancak bu dava takibi kendiliğinden durdurmaz; mahkeme ayrıca tedbir kararı vermedikçe icra devam eder. Bu yüzden zaman kaybetmeden, itiraz süresi içindeyken harekete geçmek her zaman daha ucuz.
Ödeme emrini kapıdan başkası aldıysa (eş, çocuk, apartman görevlisi), zarfı ne zaman ve kimin teslim aldığını sorun. Süre o günden işlemeye başlamış olabilir ve siz bunu haftalar sonra öğrenmiş olabilirsiniz.
Bu hafta içinde yapılacaklar
Ödeme emrini aldığınız gün tebliğ tarihini bir kenara yazın. Takip dosyasının hangi icra müdürlüğünde ve hangi numarayla yürüdüğünü not edin. Alacaklıyla daha önce yazışma varsa (WhatsApp, e-posta, fatura, sözleşme) toparlayın. Son güne bırakırsanız Bakırköy'deki icra dairesine fiziken gidip sıra beklemek zorunda kalabilirsiniz; UYAP üzerinden avukatla yapılan itiraz bu riski ortadan kaldırır. Borcun bir kısmı doğruysa o kısmı ödeyip kalanına itiraz etmek, takibin tamamını dava konusu yapmaktan çoğu zaman daha makul bir yoldur.
İtirazı yaptıktan sonra icra dosyasını e-Devlet ya da UYAP üzerinden takip edin. Alacaklı itirazın iptali davası açtıysa size tebligat gelir; o tebligatı da hemen okuyup tarihini not etmek gerekir, çünkü cevap dilekçesi için de süre işler ve cevap verilmemesi ciddi sonuçlar doğurabilir.
Durumunuz farklı olabilir, görüşerek netleştirmek gerekir.
Sık sorulan sorular
İcra takibine itiraz için süre ne zaman başlar?
İlamsız takipte ödeme emrinin size tebliğ edildiği günü izleyen günden itibaren yedi gün işler. Tebligat zarfındaki tarih ve mazbata bu hesabın dayanağıdır. Tebligat usulsüzse süre ayrı bir şekilde hesaplanabilir.
İtiraz ettiğim takipte borcum ortadan kalkar mı?
Hayır. İtiraz takibi durdurur, ama alacaklı itirazın iptali davası açarak ya da belgeye dayanıyorsa itirazın kaldırılmasını isteyerek yola devam edebilir. İtirazınız haksız bulunursa icra inkâr tazminatına mahkûm edilme riski de vardır.
Süreyi kaçırdım, yapabileceğim bir şey var mı?
Bazı durumlarda var. Hastalık ya da başka bir mazeret yüzünden süre geçtiyse mazeretin kalkmasından itibaren çok kısa bir süre içinde icra mahkemesine başvurulabilir. Tebligat usulsüzse şikâyet yolu ayrıdır. İkisi de hızlı davranmayı gerektirir.
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır, hukuki görüş yerine geçmez. Mevzuat ve uygulama değişebilir; yazının tarihine dikkat edin.